Poyraz Köyü Forumu

Poyraz Köyü Web Sitesi Poyraz.org Forumu
Sistem saati: Pts Arl 18, 2017 6:30 pm

Tüm zamanlar UTC + 2 saat




Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 
Yazar Mesaj
 İleti başlığı: KEŞKE
İletiTarih: Cum Arl 19, 2008 11:21 am 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Haz 02, 2007 12:58 pm
İleti: 170
Konum: SALİHLİ
İzmirde yaşayan Salim LEMET ismindeki arkadaşımdan e-mail olarak alınmış bir hikayedir.Poyrazlı hemşerilerimle paylaşmak istedim ümit ederimki beğenirsiniz.

SERDAR KEMER

KEŞKE

Yaşlı adam, bir hazır giyim mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra, ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek:
* Küçüüük!... diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun? Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, 'tek kelimeyle' dökülüyordu. Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra:
* Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim, dedi. Bakalım üzerine uyacak mı? Çocuk, bu teklifi ilk önce Şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyada olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komsular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama 'her zaman hasta' dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala... Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa fark etti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artik üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. Irili ufakli misketler, gayet derin olan ceplerin bir kösesinde kalmisti. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi. Yasli adam, çocugu saga sola döndürdükten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi. Ve is tamamlandiginda, tezgâhtara dönerek :
* Elbiseleri torunuma alyorum, dedi. Kendisine sürpriz yapacagim için, onlari bu çocugun üzerinde denedim. Ikisinin de boyu falan ayni da... Çocuk, bir anda beyninden vurulmusa döndü ve ne diyecegini bilemedi. Ama artik büiüdügüne göre, bir sey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktiktan sonra, üzerindekileri yavasça çikartarak bir kenara firlattigi eskileri giydi. Adam, elbiselerin torununa uyacagindan emindi. Yaptigi hizmet için çocuga bir ciklet parasi vermek istediginde, onu yaninda göremedi. Haylaz velet, belli ki bu isten sıkılmıstı. Çocuk, arkadaslarinin yanina döndügünde, bir kenara çekilerek onlari seyretmeye koiuldu. Ve bütün israrlara ragmen oyuna katilmadi. Arkadaslari :
* Niçin oynamiyorsun? diye sordular. En güzel misketleri sen kazanmistin.
* Çocuk, inci gibi yaslar süzülen gözlerini arkadaslarindan kaçirmaya çalisirken :
* Misketlerim, bu elbiselere yakismayacak kadar güzeldi, dedi. Bu yüzden onları, bayramlık kabanımın cebine sakladım.

****** ASLINDA HER YAŞTA AMA FARKLI ŞEKİLLERDE HEP BİRİLERİ TARAFINDAN KANDIRILIP SONRA DA BİR KENARA FIRLATILMADIK MI?? İŞİMİZDE - AŞKTA - DOSTLUKTA - ARKADAŞLIKTA - BELKI DE AİLEMİZDE.. KİMİN UMURUNDA -BİR BAŞKASININ- DUYGULARI, HİSSETTİKLERI VEYA KANDIRILMASI? GÖZYAŞLARI YA DA KALP KIRIKLIKLARI? BÜTÜN BİR ÖMÜR BOYU KALAN İZLER ?? NE YAZIKKİ KÜLLİYEN HİÇ KİMSENİN... KEŞKE.... KEŞKE.... FARKLI OLABİLSEYDİ HERŞEY. BİRAZ DAHA İNSANCA, BİRAZ DAHA HASSASCA, DÜRÜSTCE VE BİRAZ DAHA YÜREKLİCE...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: HERŞEY HAFİF OLABİLİR AMA ''SEVMEK AĞIRDIR"
İletiTarih: Pts Arl 22, 2008 8:57 am 
Çevrimdışı
Çalışkan Üye
Çalışkan Üye

Kayıt: Cmt Ağu 04, 2007 2:14 pm
İleti: 69
Herşey hafif olabilir ama "Sevmek Ağırdır"
Çağın trendleri ve popüler kültür kulaklara şöyle fısıldıyor; Vakit iyi geçmeli... Bu rastgele bir deyim değil. Gençler anlamını gayet iyi biliyor. Mutluluk, güven içinde yaşamak, özlemek...
Hayır bunlar değil !Mutluluk arayınca mutsuz oluyorsun çünkü...
Güven içinde olmayı isteyince sorumluluklar, yükümlülükler peşi sıra geliyor ve altlarında eziliyorsun.Ve özlemek..Özlemek gündelik hayatın sekteye uğratan bir tür zihin sancısı... O zaman en iyisi "iyi vakit geçirmek deniyor. Bu yüzden günümüzün bütün "aşka benzer" ilişkileri ağır darbeler alıp sonunda yere seriliyor.Çünkü gözü başka bir şey göremeyecek kadar aşık değilse insan Sevgilisiyle değil de, Arkadaşlarıyla birlikteyken daha "iyi vakit" geçiriyor. Arkadaşlıkların atmosferi sevgililerinkinden daha ferah.... Arkadaşlıklar çok daha eğlenceli, uzun ve kalıcı bir ilişkiden.... Hatta kimi zaman arkadaşlığın sosyal erotizmi Sevgililiğin mızmızlığından çok daha çekici.... Tek başına aşk bayrağı açmak, sevgili olmanın eşsiz güzellikleri övüp durmak, Şarkıları şiirleri yardıma çağırmak bu gündelik gerçeğin üstünü örtemiyor.Nasıl oluyor da, "seni seviyorum" lar bir süre sonra ve iç burkucu biçimde "beni boğuyorsun"a dönüşüveriyor? Uzun ve acıklı bir hikaye.. Ama şurasını olsun söylemeliyim; Sevmek ağırdır. Uykuları kaçırır, uyanıklığı sarhoşluğa çevirir... Oysa modern insan her şey hafif olsun istiyor, sevmek bile !...Mümkünse sadece sevilmek istiyor. Ancak ayrılık acısı çökünce, terk edilince, özlem ateşiyle yanınca farkediyor ki, Seviyormuş... Ancak o zaman farkediyor ki, vakit hiç de iyi geçmiyor !
Haşmet Babaoğlu


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KEŞKE
İletiTarih: Cmt Mar 05, 2016 2:27 am 
Çevrimdışı
Kıdemli Üye
Kıdemli Üye
Kullanıcı avatarı

Kayıt: Cmt Haz 02, 2007 12:58 pm
İleti: 170
Konum: SALİHLİ
goda yazdı:
İzmirde yaşayan Salim TEMEL ismindeki arkadaşımdan e-mail olarak alınmış bir hikayedir.Poyrazlı hemşerilerimle paylaşmak istedim ümit ederimki beğenirsiniz.

SERDAR KEMER

KEŞKE

Yaşlı adam, bir hazır giyim mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra, ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek:
* Küçüüük!... diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun? Çocuk, hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7-8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler, 'tek kelimeyle' dökülüyordu. Yaşlı adam, çocuğun saçlarını okşadıktan sonra:
* Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim, dedi. Bakalım üzerine uyacak mı? Çocuk, bu teklifi ilk önce Şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken, ilk önce rüyada olup olmadığını, daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü. Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komsular tarafından verilen giyecekler, elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır, birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama 'her zaman hasta' dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden, bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. Şimdi ise, ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala... Çocuk, yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde, büyümüş olduğunu ilk defa fark etti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon, bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken, yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artik üşümeyecekti. Çocuk, biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında, iyice keyiflendi. Irili ufakli misketler, gayet derin olan ceplerin bir kösesinde kalmisti. Demek ki her bir cep, en az elli misket alabilirdi. Yasli adam, çocugu saga sola döndürdükten sonra, elbiselerin paketlenmesini istedi. Ve is tamamlandiginda, tezgâhtara dönerek :
* Elbiseleri torunuma alyorum, dedi. Kendisine sürpriz yapacagim için, onlari bu çocugun üzerinde denedim. Ikisinin de boyu falan ayni da... Çocuk, bir anda beyninden vurulmusa döndü ve ne diyecegini bilemedi. Ama artik büiüdügüne göre, bir sey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktiktan sonra, üzerindekileri yavasça çikartarak bir kenara firlattigi eskileri giydi. Adam, elbiselerin torununa uyacagindan emindi. Yaptigi hizmet için çocuga bir ciklet parasi vermek istediginde, onu yaninda göremedi. Haylaz velet, belli ki bu isten sıkılmıstı. Çocuk, arkadaslarinin yanina döndügünde, bir kenara çekilerek onlari seyretmeye koiuldu. Ve bütün israrlara ragmen oyuna katilmadi. Arkadaslari :
* Niçin oynamiyorsun? diye sordular. En güzel misketleri sen kazanmistin.
* Çocuk, inci gibi yaslar süzülen gözlerini arkadaslarindan kaçirmaya çalisirken :
* Misketlerim, bu elbiselere yakismayacak kadar güzeldi, dedi. Bu yüzden onları, bayramlık kabanımın cebine sakladım.

****** ASLINDA HER YAŞTA AMA FARKLI ŞEKİLLERDE HEP BİRİLERİ TARAFINDAN KANDIRILIP SONRA DA BİR KENARA FIRLATILMADIK MI?? İŞİMİZDE - AŞKTA - DOSTLUKTA - ARKADAŞLIKTA - BELKI DE AİLEMİZDE.. KİMİN UMURUNDA -BİR BAŞKASININ- DUYGULARI, HİSSETTİKLERI VEYA KANDIRILMASI? GÖZYAŞLARI YA DA KALP KIRIKLIKLARI? BÜTÜN BİR ÖMÜR BOYU KALAN İZLER ?? NE YAZIKKİ KÜLLİYEN HİÇ KİMSENİN... KEŞKE.... KEŞKE.... FARKLI OLABİLSEYDİ HERŞEY. BİRAZ DAHA İNSANCA, BİRAZ DAHA HASSASCA, DÜRÜSTCE VE BİRAZ DAHA YÜREKLİCE...


Sayfa başı
 Profile bak  
 
 İleti başlığı: Re: KEŞKE
İletiTarih: Pzr Şub 26, 2017 7:56 pm 
Çevrimdışı
Yeni Üye
Yeni Üye

Kayıt: Pzr Şub 26, 2017 7:47 pm
İleti: 5
Son derece güzel bir paylaşım. teşekkürler.

_________________
Sitenizi çok sevdim, benim sitelerime de beklerim;

http://kacsaatsurer.xyz
http://instagramdondurma.xyz
http://nereleregitsek.com
http://www.macizle.xyz


Sayfa başı
 Profile bak  
 
Önceki iletileri göster:  Sıralama  
Yeni konu gönder Konuya cevap yaz  [ 4 ileti ] 

Tüm zamanlar UTC + 2 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Google [Bot] ve 1 misafir


Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumda konulara cevap yazamazsınız
Bu forumda kendi iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumda kendi iletilerinizi silemezsiniz
Bu forumda dosya ekleyemezsiniz

Arama:
Git:  
cron
Powered by phpBB © 2000, 2002, 2005, 2007 phpBB Group
phpBB3 Türkçe: phpBB Türkiye